Son günlerde Romanya’da sahadaydım. ODE Yalıtım’ın Doğu Avrupa’daki faaliyetlerini yerinde görmek, iş ortaklarımızla bir araya gelmek ve bölgedeki yapı malzemeleri pazarının yönünü daha yakından anlamak için gerçekleştirdiğimiz bu ziyaret benim için oldukça öğretici oldu. Türkiye’den yalnızca yaklaşık bir saatlik uçuş mesafesinde olan Romanya, coğrafi yakınlığı sayesinde iş dünyamız için doğal ve stratejik bir pazar niteliğinde.

Romanya, son yıllarda Doğu Avrupa’nın en hızlı dönüşen ekonomilerinden biri. Özellikle AB fonlarıyla desteklenen altyapı ve enerji yatırımları, inşaat ve yapı malzemeleri pazarını güçlü şekilde besliyor. Bu nedenle bölge, bizim gibi üretim ve mühendislik odaklı şirketler için stratejik bir önem taşıyor.
Sahadaki gözlemlerime göre inşaat pazarı son yıllarda hızlı büyümüş olsa da bugün daha dengeli bir seyir izliyor. Buna rağmen yalıtım pazarı güçlü ve AB standartlarının etkisi çok net hissediliyor. Taşyünü, camyünü, XPS ve EPS ürünleri pazarda yaygın şekilde kullanılıyor; özellikle ısı yalıtımı yapı sektörünün en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Sahada dikkat çeken bir diğer unsur ise iş gücü konusu. Genç nüfusun önemli bir kısmı diğer Avrupa ülkelerinde çalışmayı tercih ediyor. Bu nedenle birçok tesiste Nepal gibi farklı ülkelerden gelen çalışanların üretime dahil olduğunu görmek mümkün. Bu durum, Avrupa genelinde yaşanan iş gücü dönüşümünün Romanya’da da güçlü biçimde hissedildiğini gösteriyor.
Romanya aynı zamanda yabancı yatırım açısından dikkat çekici bir ülke. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekti ve GSYİH’sinin %2’sinden fazlası oranında yatırım almaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji, otomotiv ve altyapı yatırımları ön plana çıkıyor. AB fonlarının ekonomide önemli bir rol oynadığı da açıkça görülüyor.
Romanya’da otomotivden enerjiye, üretimden hizmet sektörüne kadar hemen hemen her alanda başarılı Türk girişimcilerle karşılaşmak mümkün. Bugün ülkede 19 binden fazla Türk şirketi kayıtlı, bunların 2 binden fazlası aktif olarak faaliyet gösteriyor. Toplam Türk yatırımı ise 9 milyar Euro seviyesinde. Özellikle altyapı projelerinde Türk müteahhitlik firmalarının aldığı işlerin büyüklüğünün 10 milyar doları aştığını görmek gurur verici. Türk iş insanlarının oluşturduğu dernekler de oldukça aktif bir şekilde çalışıyor ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlıyor.
Buna karşın yapı malzemeleri tarafında Türk ürünlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’ye coğrafi olarak oldukça yakın olan bu pazarda, üretim gücümüzü ve mühendislik kabiliyetimizi daha güçlü şekilde yansıtma potansiyelimiz var.
ODE Yalıtım olarak Romanya ve genel olarak Doğu Avrupa pazarını stratejik görüyoruz. Tesislerimizin sınıra yakın konumu, yıllara dayanan ilişkilerimiz ve bölgedeki ülke yapılanmamız sayesinde pazara daha yakın hareket edebiliyoruz.


Dikkatimi çeken bir diğer konu da lojistik altyapı yatırımlarının hızla artması oldu. Çok sayıda yeni depo ve dağıtım merkezi kurulmuş durumda. Bu da bölgenin ticaret ve üretim açısından büyüme potansiyelini destekliyor.
Ziyaretimiz kapsamında bölgede faaliyet gösteren güçlü Türk markalarından biri olan Beko’nun operasyonlarını da görme fırsatı bulduk. Türk sanayisinin uluslararası pazarlardaki üretim ve yatırım gücünü sahada görmek gerçekten gurur vericiydi.


Önümüzdeki dönemde Doğu Avrupa’da daha güçlü bir varlık göstermeyi hedefliyoruz. Global markalarla rekabet ederken Türk yalıtım sektörünü gururla temsil ediyor ve bu bölgede yeni bir büyüme fazına hazırlanıyoruz.
